1 Ekim 2026 Dünya Yaşlılar Günü Basın Bildirisi


1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü

Türkiye’nin nüfus yapısı giderek yaşlanmaktadır. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması, önümüzdeki yıllarda sağlıklı yaşlanmanın ve yaşlı bireylerin sağlık gereksinimlerinin daha fazla önem kazanacağını göstermektedir. Bu demografik değişim, yaşlı bireylerde sık görülen kronik hastalıkların yanı sıra solunum sağlığının korunmasını ve solunum hastalıklarının erken tanı ve uygun yönetimini de önemli bir sağlık konusu haline getirmektedir.

Yaşlanmak yaşamın doğal bir parçasıdır. Ancak nefes darlığı, kronik öksürük, balgam, hırıltı veya hareket kapasitesinde belirgin azalma yalnızca yaşlanmaya bağlanmamalıdır. KOAH, astım, zatürre, akciğer kanseri, uyku ile ilişkili solunum bozuklukları ve pulmoner emboli gibi hastalıklar ileri yaşlarda daha sık görülebilir ve bazen genç erişkinlerden farklı belirtilerle ortaya çıkabilir.

Yaşlı bireylerde bir solunum hastalığı yalnızca akciğerleri etkilemez. Hareketlilik, kas gücü, beslenme, bilişsel durum, günlük yaşam aktiviteleri ve bağımsızlık da hastalıktan etkilenebilir. Bu nedenle yaşlı bireyin değerlendirilmesinde yalnızca hastalığın kendisine değil, kişinin bütüncül sağlık durumuna ve yaşam hedeflerine de odaklanmak gerekir.

Sağlığımızı korumak için...

Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durun.
Sigara bırakmak için yaşın hiçbir zaman geç olmadığını unutmayın. Sigaranın bırakılması her yaşta sağlığa katkı sağlar.

Aşılarınızı ihmal etmeyin.
Grip, COVID-19, pnömokok ve yaşa ve risk durumuna uygun diğer aşılar, özellikle kronik solunum hastalığı bulunan yaşlı bireylerde enfeksiyonların ve ciddi hastalıkların önlenmesine katkı sağlar.

Hareket etmeye devam edin.
Kişinin sağlık ve fonksiyonel durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite; kas gücünün, günlük yaşam bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olur. Hareketsizlik, yaşlılıkta fonksiyon kaybının önemli nedenlerinden biridir.

Yeterli ve dengeli beslenin.
Beslenme yetersizliği ve kas kaybı, solunum kaslarını ve fiziksel kapasiteyi olumsuz etkileyebilir. Özellikle kronik akciğer hastalığı olan yaşlılarda beslenme durumu değerlendirilmelidir.

Uyku ve gece solunumunu önemseyin.
Horlama, uykuda nefes durması, gece sık uyanma, sabah baş ağrısı veya gün içinde aşırı uyku hali gibi belirtiler uyku ile ilişkili solunum bozukluklarının habercisi olabilir.

Nefes darlığını “yaşlılığa” bağlamayın.
Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, öksürük, balgam, hırıltı, göğüs ağrısı, kanlı balgam veya egzersiz kapasitesinde belirgin azalma değerlendirilmelidir.

Sağlığın korunması; hareket edebilmek, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmek, sosyal yaşamdan kopmamak ve yaşam kalitesini korumak açısından büyük önem taşır.

Yaşlı bireyin değerlendirilmesinde kronolojik yaş kadar kırılganlık, fonksiyonel kapasite, bilişsel durum, beslenme ve eşlik eden hastalıklar da dikkate alınmalıdır. Tedavi kararları bireyin ihtiyaçları, tercihleri ve yaşam hedefleri doğrultusunda kişiselleştirilmelidir.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde hatırlayalım:

Yaş almak kaçınılmazdır; solunum sistemi ile  ilgili yakınmaları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görmeyelim.
Sağlıklı nefes, hareket ve bağımsızlık; her yaşta yaşam kalitesinin temel unsurlarıdır.

TÜSAD Geriatri Çalışma Grubu