Tükenmeyen Nefesle

Mesleki ve Çevresel Solunum Hastalıkları-İş Sağlığı Çalışma Grubu

5 Haziran 2020 Dünya Çevre Günü Basın Bildirisi


TÜSAD DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ

Dünya Çevre Günü her yıl 5 Haziran’da kutlanmaktadır. İlk kez 1974 yılında kutlanan Dünya Çevre Günü, her yıl 143'ten fazla ülkeden katılımıyla, halkın erişimine yönelik küresel bir platform haline gelmiştir. Birleşmiş Milletler Çevre programı (UNEP) tarafından yürütülmektedir. İnsanların sürdürülebilir çevre için yapacağı iyi şeyler doğayı ve dünyayı korumaya yardımcı olacaktır.

Dünya Çevre Günü her yıl farklı bir tema ile kutlanmaktadır. Bu yılki teması; biyolojik çeşitliliktir. Doğal dünyanın hızlanan tür kaybına ve bozulmasına karşı mücadele için harekete geçme çağrısıdır. Bir milyon bitki ve hayvan türü, büyük ölçüde insan faaliyetleri nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıyadır.

Biyoçeşitlilik nedir ve neden önemlidir?

Biyoçeşitlilik veya biyolojik çeşitlilik, dünyada yaşamı oluşturan canlıların çeşitliliğidir. Gezegendeki 8 milyon kadar bitkilerden hayvanlara, mantarlardan bakterilere kadar genetik çeşitliliği kapsar. Biyoçeşitlilik açısından zengin sağlıklı ekosistemler, insan varlığı için temeldir. Ekosistemler hayatımızı kolaylaştırır. Havamızı temizler, suyumuzu temizler, gıdalara erişimi kolaylaştırır, afetlerin oluşumunu azaltır. Doğamızın bize sağladığı tüm faydalara rağmen hala ona kötü muamele ediyoruz. Brezilya, ABD ve Avustralya'daki orman yangınlarından Doğu Afrika'daki çekirge istilalarına ve şimdi küresel bir hastalık pandemisine kadar son olaylar, insanların ve içinde bulundukları yaşam ağlarının karşılıklı bağımlılığını göstermektedir.

Bizi hangi tehlikeler bekliyor?

Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES) tarafından yayınlanan son rapora göre, bir milyon bitki ve hayvan türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Her tür, bir ekosistemin dengeli ve sağlıklı tutulmasında önemli bir rol oynar. Biyoçeşitlilik ve habitattaki kayıplar bulaşıcı hastalıkların ve virüslerin yayılmasını artırabilir.

Yediğimiz yiyecekler, soluduğumuz hava ve içtiğimiz su doğadan geliyor. Örneğin deniz bitkileri her yıl atmosferimizin oksijeninin yarısından fazlasını üretir, olgun bir ağaç 22 kilo karbondioksit emerken karşılığında oksijeni üretir. Dünya nüfusu 10 milyara yaklaşırken, doğal çevrenin fırsatlarını ve değerini benimsemeli ve doğal çevreye zarar vermemeliyiz. Doğa ile olan ilişkimizi canlandırarak biyolojik çeşitlilik kaybının eğilimlerini tersine çevirebiliriz. Vahşi yaşamı ve vahşi alanları korumalı ve restore etmeliyiz, yiyecek üretme ve tüketme şeklimizi değiştirmeli, çevre dostu altyapıyı desteklemeliyiz. Dünyanın COVID-19 salgına verdiği yanıt, toplumlarımızı tehdit eden acil sorunlarla başa çıkmak için erken eylem ve dayanışma gerekliliğini ortaya koymuştur.

Biyoçeşitlilik kaybı ve COVID-19

COVID 19 salgını, insan sağlığının gezegenin sağlığıyla bağlantılı olduğunu hatırlattı. COVID-19’a yol açan koronavirüsler zoonotiktir, yani hayvanlar ve insanlar arasında bulaşırlar ve araştırmalar bu hastalıkların artmakta olduğunu göstermektedir. Şu anda, zoonozlardan her yıl yaklaşık 1 milyar hastalık vakası ve milyonlarca ölüm meydana gelmektedir. İnsanlarda bilinen tüm bulaşıcı hastalıkların yüzde altmışı zoonotiktir.

Biyoçeşitlilik kaybını önlemek için ne yapabiliriz?

Her birimizin biyolojik çeşitlilik kaybını sona erdirmede ve insan refahı için doğayı korumada oynayabileceğimiz bir rolü vardır. Bireyler olarak satın aldığımız ve kullandığımız şeyleri yeniden düşünmeli ve bilinçli tüketiciler olmalıyız.

Şehirler, bugün dünyada yaşayan insanların çoğunu barındırmakta ve doğadan gelen kaynakların yaklaşık yüzde 75'ini tüketmektedir. 2050'de BM dünya nüfusunun yüzde 80'inin kentsel alanlarda yaşayacağını öngörüyor. Şehirler dünyanın sınırlı kaynaklarını korumak ve insanlara hizmet sunmak için büyük bir rol oynamaktadır.

Ülkelerin güçlü ve kararlı çevre politikası, biyolojik çeşitlilik kaybının sona ermesi ve insan refahı için doğanın korunmasında anahtardır. Biyoçeşitlilik, yaşam, sağlık, gıda, su ve kültür hakları da dahil olmak üzere bir dizi insan hakları için gereklidir. İnsan haklarını korumak için devletler ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği korumakla yükümlüdür.

Hava kirliliği, COVID- 19 krizi ve küresel karbondioksit konsantrasyonları

Son birkaç ay içinde, dünya koronavirüs pandemisine karşı savaşmak için kilitlendiğinden, yerel hava kalitesinde iyileşme konusunda birçok rapor yayınlanmıştır. Bununla birlikte, hiç kimse iklim krizinin bittiğini düşünmemelidir. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Birliği'nden (NOAA) en son veriler, küresel karbondioksit (CO₂) seviyelerinin keskin bir şekilde arttığını göstermektedir. Nisan 2020'de atmosferdeki ortalama CO₂ konsantrasyonu milyon başına 164,21 ppm idi ve bu ölçümler 1958'de Hawaii'de başladığından bu yana en yüksek değer olarak değerlendirildi. Buz çekirdeği kayıtlarını kullanarak, derin Antarktika buzu içinde sıkışmış CO₂'yi 800.000 yıl öncesine kadar ölçmek mümkündür.

Kayıtlar bu düzeylerin son 800.000 yılda görülmediğini göstermektedir. Nisan 2020 ile Nisan 2019 arasında +2,88 ppm’lik fark izlenmiştir. 1960'larda bu bir yıllık artış 0,9 ppm civarındayken 2010-2019 döneminde artışın ortalama 2,4 ppm yükseldiği gösterilmiştir. Açıkça hızlanan bir artış eğilimi görülmektedir. Taşıt ve hava trafiğinin yanı sıra endüstriyel faaliyetlerin, Ocak 2020'den bu yana dünyanın birçok yerinde belirgin bir şekilde azaldığı doğru olsa da, elektrik tedarikimizde durum böyle değildir. Dünya Enerji Görünümü 2019'a göre; küresel elektrik enerji karışımının yüzde 64'ü fosil yakıtlardan (kömür: %38, gaz: %23, petrol: %3) geliyor. Isıtma sistemleri COVID-19'dan önceki gibi çalışıyor.

Temel bilgilerin (yenilenebilir enerjiye geçiş, toplu taşıma, ormansızlaşma gibi) hiçbiri değişmedi. İklim değişikliğine bağlı olarak olasılığı ve şiddeti artan orman yangınları Brezilya, Honduras, Myanmar, Tayland ve Venezuela bölgelerini etkilemeye devam ediyor. Her yangın büyük miktarlarda ilave CO₂ yaymaktadır. Bütün bunlar iklimimiz için büyük bir endişe kaynağı ve yine sera gazı emisyonlarımızı azaltmak için acil önlem alınması gerektiğini göstermektedir.


TÜSAD Mesleki ve Çevresel Solunum Çalışma Grubu


KAYNAKLAR:

  1. https://www.wikiwand.com/en/World_Environment_Day
  2. https://www.worldenvironmentday.global/
  3. https://www.un.org/en/observances/environment-day

ÜYE GİRİŞİ


   
Şifremi Unuttum
  

TÜSAD ÜYELİK BAŞVURUSU

ETKİNLİK TAKVİMİ

Şubat 2024
PztSalÇarPerCumCmtPaz
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
26272829123
45678910
 LookUs & Online Makale